| şener Paşanİn Sorularİ, Kurşun Gibi Ağİr |
|
|
|
| Yazar Administrator | |
| Saturday, 08 March 2008 | |
|
‘’Sayİn Jandarma Genel Komutanİ Tarafİndan Albay Erdal Sarİzeybek’in Cevaplandİrİlmasİ Emredilen Sorular[i]’’ Soru: Yalçİn Tanfer adlİ şahsİn dilekçesinde Sayİn J.Gn. K. için; ‘ çiçekten ve ağaçtan başka bir şeyden anlamaz ‘ dediğiniz iddia edilmektedir. Bu konudaki düşünceleriniz nereden kaynaklanmaktadİr? Cevap: Ben, bu şahsa, askeri disiplin, adap ve terbiyeye uymayan böyle bir sözü söylemedim. Bir şahİs aleyhimde böyle bir iddiada bulunmuş olsa dahi; benim, Kuleli Askeri Lisesi ve Kara Harp Okulu’nda almİş olduğum eğitim ve öğretim buna müsaade etmez. İkincisi ise, ben bu şahsİ tanİmam. Bir generalimizin ricasİ üzerine başlayan olaylarİn akİşİ, tesadüfen ve kİsa bir süre için beni bu şahİsla karşİlaşmak durumunda bİrakmİştİr. Soru:. Yalçİn Tanfer adlİ şahİs için Tuğg. Evci size ‘ Genelkurmay Başkanİ’nİn (Sayİn Hilmi Özkök) adamİdİr.’ demiş. Siz bu hususu sİralİ amirlerinize bildirmeden, Kara Kuvvetleri Komutanİ( Sayİn Aytaç Yalman) ve Genelkurmay Başkanİ’nİn emir subaylarİnİ arayarak neden sordunuz? Bu davranİşİnİzİn askeri disiplin kurallarİna uyup uymadİğİ konusundaki düşünceleriniz nedir? Cevap : Tuğg. Evci, şanlİurfa İl J. K. lİğİna tayinim çİktİktan sonra beni telefonla aradİ. Yukarİda belirtildiği gibi bu şahİstan bahsederek ‘ anlatacaklarİnİ dinlememi ve gereken ilgiyi göstermemi ‘ ifade etti. Bana söylemiş olduğu hususlarİn yanlİş olabileceğini bir an için olsa bile düşünmedim. Ben, Manisa il J. K. iken kendileri Foça tugay komutanİ idi. Bağlİsİ olan Kİrkağaç J. komando alay komutanlİğİna her gelişinde bana uğrardİ ya da ben kendilerini karşİlardİm. Jandarma teşkilatİ içerisindeki karşİlaşmamİz bu vesile ile olmuştur. Daha önceden herhangi bir görev münasebetiyle karşİlaşmamİştİk. İlişkilerimiz, bir astİn bir üstüne karşİlİklİ göstermesi gereken sevgi ve saygİya dayalİ bir ilişki çerçevesindedir. Bu çerçeve içerisinde bana söyledikleri hususu iyi niyetle yerine getirdim. Ancak, bu şahsİn davranİş ve anlatİmlarİ ve bana vermiş olduğu sözde istihbarat raporlarİnİn içeriğinden şüphelendim. İlk anda duyduğum şüpheleri General Evci’ye olan saygİmdan ötürü kendilerine soramadİm. Btik araştİrmasİ sonucu şahsİn uyuşturucu madde kaçakçİsİ olduğu ortaya çİkİnca, kendilerini aradİm. Bana‘ güvenebilirsin’ diye yineleyince, konuyla ilgili şüphelerim yok oldu. Ancak, merak saiki ile Salihli ilçe J. K. nİna bu konuda araştİrma yapmasİnİ bildirdim. Bana gelen cevap ‘güvenilmez ‘ olduğu yolunda idi. Sonuçta; bir yanda generalim, diğer yanda şüpheli bir şahİs arasİnda kaldİm. Elimde müspet bir delil olmadan tekrar arayİp, bu şahsİn şüpheli olduğu hususunda İsrar etmemin saygİsİzlİk olacağİnİ düşündüm. Tereddüt içindeydim. Ancak bunu kimseye söyleyemiyordum. Zira ben yanİlmİş isem, bu kez haksİz bir suçlamanİn ezikliğini yaşayacaktİm. K.K.K. emir subayİ ile tanİşİklİğİmİz vardİr. O’na başvurmayİ askeri hiyerarşi içinde resmi bir müracaat değil, bir dosta danİşmak olarak değerlendirmiştim. Dolayİsİyla bu irtibatİ ben, resmi bir müracaat şeklinde değil özel bir görüşme olarak düşünmüştüm. Ancak bu aşamada, bu olayİ ilk amirime bildirmiş olsaydİm, daha doğru hareket etmiş olacaktİm, diye düşünüyorum. Soru: Yalçİn Tanfer, J. misafirhanesinin 7 no.lu odasİnda bir kaç kez kaldİğİnİ iddia etmektedir. Sivil bir şahsİn askeri bir tesisten yararlanmasİna hangi yetki ile müsaade ettiniz. Amirinize haber verip izin aldİnİz mİ? Almadİysanİz niçin? Cevap: Tuğg. Evci benden bir ricada bulundu. Bunu emir telakki ettim. Tesiste şahsİn kalmasİna izin verdim. Tarafİmdan kİsa bir süre ağİrlanan bu şahsİn, müessif olaylara sebep olabileceğini düşünmedim. Soru: Bu yİl tuğgeneralliğe terfi eden (5) albaydan (2)’si sİnİf subayİdİr. Böyle bir kontenjan verilmesi komutanlİk tarihinde ilk kez olmaktadİr. Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir? Cevap: Bugüne kadar, terfi sİrasİnda olan kurmay subay ve sİnİf subayİ sayİlarİ ve oranlarİ konusunda hiçbir inceleme yapmadİm ve mukayese etmedim. Bu yİl ki terfilerde dahi böyle bir mukayese düşüncem olmadİ. Terfi eden personelin de buna layİk olduğunu düşündüm ve bundan mutluluk duydum. Kurmay subay, sİnİf subayİ
konusunda ise, Fransİz jandarma subay okulunda öğrenim
gördüğüm dönemde araştİrma
yapmİştİm. Orada bu ayrİm yoktu. Ancak, karargâh kursu, akademi gibi
üst düzey kurs ve askeri ve mesleki öğretim vardİ. Bu tür
meslek içi üst düzey öğretim ve eğitim
gören personel emsallerine göre daha çabuk
yükseliyordu. Dolayİsİyla, ben de tüm personelin jandarma
olmasİnİ, yaka işareti farklİlİğİ olmamasİnİ, ancak söz konusu kurs
ve okullarİ başarİ ile bitiren personelin emsallerine göre daha
çabuk terfi etmesinin uygun olacağİnİ
düşünüyorum. Aynİ uzman jandarma
çavuş, astsubay ayrİmİ gibi. Bu personel arasİnda da ayrİm
olmaksİzİn okullardan hepsinin astsubay olarak mezun olmasİnİ,
mezuniyeti müteakip meslek içi eğitimden geçirilmelerini, belli bir
yİldan sonra sİnava tabi olmalarİnİ, başarİlİ olanlarİn daha
çabuk yükselmelerinin uygun olacağİnİ
düşünüyorum. Zira, bu ayrİm ortadan
kalktİğİ zaman olumlu bir psikolojik etki yaratacak, çalİşanİn,
okuyanİn daha çabuk terfi etmesi sonucunu sağlayacaktİr diye
düşünüyorum. Soru: Gerek eski birliğinizde gerekse yeni birliğinizde
ağaç dikmek için ne kadar zaman harcadİnİz? J.Gn.K.lİğİnİzdan
görevlerinizi yapmamanİz konusunda herhangi bir emir aldİnİz
mİ? Cevap: Benim için bu
faaliyetleri belli bir zaman dilimi ile sİnİrlamak mümkün
görülmemektedir. Zira asli görevlerimin yanİ sİra yaptİğİm
sürekli bir faaliyettir. Bu faaliyetler, arazi tahsis işlemleri, fidan temini, fidan dikim
zamanlarİ gibi birçok faktöre bağlİdİr. Eski birliğim için örnek
verecek olursam, verdiğiniz emir ve direktiflere uygun olarak, her ilçede bir hatİra
ormanİ ihdas edilmiş ve personel başİna 30 ağaç dikilmesi hedefinin
üzerinde bir hedefe ulaşİlmİştİr. Buna ilave olarak, Celal Bayar üniversitesinde, ilk kez üniversite
öğrencilerine il J.K.lİğİ tarafİndan ağaç ve insan konulu bir konferans
verilmiş, müteakiben il protokolü, askerler ve öğrenciler tarafİndan
aynİ gün üniversite bahçesine 2000 fidan dikilmiştir. Ayrİca, fakirlikten ötürü
köylerini terk etmeye başlayan Yunt Dağİ köylüleri için, hem
göçü önlemek hem de fakir köylüye gelir sağlamak
maksadİyla Manisa Ticaret Borsasİ ile il J. K. lİğİnİn işbirliği ile ücretsiz
olarak zeytin fidanİ temin edilmiş, yanlİş hatİrlamİyorsam 150 dönüm
fakir köylü arazisine zeytin fidanİ törenle dikilmiştir. Bunu örnek alan
il valiliği yaklaşİk 300 dönüm araziye daha tarİm
müdürlüğü vasİtasİyla zeytin fidanİ dikimi yapmİş, bu
faaliyet aydİn J. Blg. K. lİğİnca örnek gösterilerek, İzmir bölgesinde
Yunt Dağİ batİsİnda kalan bu durumdaki köylüler içinde benzer
faaliyetler uygulanmİştİr.
Benzer şekilde yine Manisa il J. K. iken, kaçak yapİlaşmayİ ve orman
kİyİmİnİ engellemek maksadİyla, iç göçten kaynaklanan riskler
göze alİnarak, il valiliği ile temasa geçilmiş, Manisa’nİn en
güzel mesire yeri olan 7 dönümlük ormanlİk alanİn içindeki
tesisleriyle birlikte jandarma tahsisi sağlanmİş ve bu tesis halen Vali Parkİ Jandarma
Tesisleri olarak faaliyet göstermektedir. Arma
dergisinde de örnek çalİşma olarak yer almİştİr. Aynİ dönemde
emir komuta etmiş olduğum Manisa il J. K. lİğİ denetleme başkanlİğİ
tarafİndan denetlenmiş ve personelimin büyük bir çoğunluğu zat-İ
âlinizin takdirlerine mazhar olmuştur. Yukarİda saydİğİm faaliyetler vermiş olduğunuz emirlerden
ana fikrinizi idrak etmiş bir subay olarak bizzat benim yönetimimde personelim
tarafİndan gerçekleştirilmiştir. İçinde ağaç sevgisi olmayan, durumdan vazife
çİkarmak anlayİşİna sahip olmayan, yalnİzca verilen emirleri, emri yerine
getirmiş olmak için yapmak zihniyetine sahip olan bir subayİn, yukarİda
saydİğİm çalİşmalarİ yapİp yapmayacağİnİ takdir etmek yetkisi
zat-İ âlinizindir. Üstelik bu faaliyetler, asli görevler aksatİlmadan
yapİlmİş olup bu durum da 2003 yİlİ denetleme başkanlİğİ denetleme
sonuç raporu ile teyit edilmiştir. şimdiki görev yerimle ilgili olarak; göreve başlar
başlamaz ticaret borsasİ ve ziraat odasİ başkanlarİ ile koordine ederek, yeni
öğretim yİlİ başlamasİ nedeniyle fakir öğrenciler için 7,5 milyar
tutarİnda kİrtasiye malzemesi ve okul çantasİ temin edip fakir öğrencilere
dağİtİlmasİnİ sağladİm. Yine ticaret borsasİ ile belediye ile koordineli 4000 fidan temin
edilmiş, üniversite kampüsünde dikim yerleri hazİrlanmİş ve 10
Kasİm Atatürk’ü anma programİ çerçevesinde
öğrenci, Atatürk’ün izcileri gurubu ve askerlerle fidanlarİn dikimi
sağlanacaktİr. Önceden
tahsisli 30 dönümlük bir arazinin 10 dönümü fidanlİk olarak
hazİrlanmİş olup kalan 20 dönüme meyve fidanİ dikimi için
çalİşmalar devam etmektedir. Kaçak yapİlaşmanİn yoğun olduğu, şanlİurfa
girişindeki Akabe mevkiinde 6.000 dönüm arazinin jandarmaya tahsisi için
valilik mutabakatİ sağlanmİş, diğer kuruluşlarla yazİşmalar yapİlmİş
olup bitirilme aşamasİndadİr. Bu arazide gerçekleştirilecek
ormanlİk alan projesi ile ilgili olarak borsa
başkanlİğİndan mali destek sözü alİnmİştİr. Yalçİn Tanfer isimli bir şahsİn, benim ne özel
ne de mesleki hayatİmda bir yeri vardİr. Yukarİda sayİlan hususlar, yurduma ve ulusuma hizmet anlayİşİ
içinde, sizin bize vermiş olduğunuz emir ve direktifler çerçevesinde
yapİlmİştİr. Ben bu çalİşmalarİ yaptİğİm dönemlerde zaten
Yalçİn Tanfer isimli bir şahİs benim hayatİmda yoktu. Yapmİş olduğum
çalİşmalarİn, inandİğİm fikirlerin de bir göstergesi olduğunu ifade
ederek, bu şahsİn iddialarİ içerisinde değerlendirilmemesi hususu takdirlerine
maruzdur. Soru: Sizce
jandarmanİn görevleri nelerdir? Atatürk’ün izcileri, Fransa’da
JÖAK timinin faaliyetleri, irtica ve terörle mücadele gibi hususlarİn
jandarmanİn görevleri ile ilgili olmadİğİnİ mİ
düşünüyorsunuz? Cevap Jandarmanİn mevzuatta belirtilen görevlerinin yanİ sİra
en önemli görevinin ulusuna yardİm ve hizmet etmek olduğuna inanmaktayİm.
Jandarma dergisinin muhtelif sayİlarİnda yer alan inceleme yazİlarİnda da
belirttiğim gibi, Fransİz jandarma teşkilatİ içerisinde yer alan mağara timleri,
deniz jandarmasİ, dağ jandarmasİ, sualtİ timleri gibi özel kuruluşlar yalnİz
adli tahkikat yapmak için kurulmadİğİ bilinmektedir. Bunlarİn kurulmasİnda
ana amaç, herhangi bir zor durumda halka yardİm etmek içindir. Ve Fransİz
jandarmasİnda halka yardİm asli görevdir. Ben de bunun asli görev olduğuna
inanmaktayİm. Ancak, Fransİz
jandarmasİ, bizim içinde bulunduğumuz sorunlarla karşİ karşİya değildir.
Hiçbir ülkeye benzemeyen ve tarihten gelen özelliklerimiz ve
sorunlarİmİzİn olduğunun bilincindeyim. İrticai unsurlarİn hem yurt içi hem
de yurt dİşİ yoğun, planlİ ve programlİ çalİşmalarİ mevcuttur.
Küçük yaştaki beyinleri kendi görüşleri doğrultusunda
yİkayarak, amaçlarİna uygun bir nesil yaratmak hesabİnda olduklarİnİ
düşünmekteyim. Zira yeni yetişen
neslin büyük bir çoğunluğunu ele geçirdikleri zaman silahlİ bir
başkaldİrİya gerek olmayacak, anayasa ile cumhuriyetimizin temel nitelikleri
korunmuş olsa dahi, yönetim kademesi ele geçirildiğinde fiilen şeriat
uygulanacaktİr. İrticai unsurlar düzeyinde olmasa da, yİkİcİ ve
bölücü unsurlarİn da kendi görüşlerine paralel benzer
faaliyetleri ülkemizde mevcuttur. Sizin emir ve direktifleriniz doğrultusunda hayata
geçirilen Atatürk’ün izcileri gurubunun; yukarİda saydİğİm
zararlİ faaliyetlerin karşİsİnda durabilecek, Atatürkçü
düşünce sistemini benimsemiş, yurduna ve ulusuna ve onun
bölünmez bütünlüğüne gönülden bağlİ,
ulusuna hizmeti görev addeden bir nesil yaratmak için oluşturulmuş bir
çekirdek olduğuna inanİyorum. Bu inançla yapİlacak
çalİşmalarİn belli bir zaman aralİğİ içerisinde, Atatürk
cumhuriyeti’nin sağlam bir bekçisi olacak yeterli bir gücü
oluşturacağİnİ düşünmekteyim. Bu düşünceden hareketle, şanlİurfa’da
göreve başladİktan sonra ve yine sizin emirleriniz çerçevesinde her
jandarma karakolu için bir okul olmak üzere toplam 55 kardeş okul ilan
edilmiş, her ilçede kendi adİyla anİlan 11 Atatürk’ün izci
gurubu oluşturulmuştur. Törenle izci fularlarİ takİlmİş ve yeminleri
ettirilmiştir. Bugün için sayİlarİ 287’dir zamanla bu sayİ
artİrİlacaktİr. Görev
yapmİş olduğum Manisa’da, irticai unsurlardan nurcularİn okuyucular gurubu
tespit edilmiş, beş adet dershaneleri kapatİlmİş ve yasal işlem
yapİlmİştİr. Yapİlan soruşturma çerçevesinde, TBMM Bşk.
Bülent Arİnç’a ait olduğu tespit edilen bir illegal dini eğitim merkezine
müdahale edilmek istenmiş, ancak adli makamlarca bu faaliyetimiz engellenmiş ve bu
husus tarafİmdan zat-İ âlinize detaylİ olarak arz edilmiştir. Yine bu kapsamda
bu irticai unsurun yurt içi teşkilatlanmasİ ortaya çİkarİlmİş ve
ülke genelinde soruşturma başlatİlmİştİr. Yeni görevim esnasİnda da, Ceylanpİnar ilçesinde
uzun yİllardİr faaliyet gösteren bir illegal dini eğitim merkezine polis bölgesinde
olmasİna rağmen savcİlİğİn izniyle müdahale edilmiş, dershane
kapatİlmİş ve sorumlularİ hakkİnda yasal işlem yapİlmİştİr. Benzer
şekilde merkez ilçede faaliyet gösteren menzil gurubuna ait bir eğitim merkezine
müdahale edilerek yasal işlemler yapİlmİştİr. Halen Manisa’da
başlatİlan tahkikatİn devamİ olarak, şanlİurfa polis bölgesinde faaliyet
gösteren nurculara ait iki merkez tespit edilmiş olup delil toplama
çalİşmalarİ devam etmektedir. Birliğimle beraber terörle yaptİğİm mücadele
sonucu; TSK. Liyakat madalyasİ, üstün cesaret ve feragat, harekât,
muharebe harekât şerit rozetlerine layİk görülmüş bir subay
olarak, irtica ve terörle mücadelenin hem jandarmanİn hem de her Türk
gencinin birinci vazifesi olduğunu düşünüyorum. JÖAK’la ilgili olarak, Fransa’da
Haziran 2003 ayİnda gerçekleştirilen uluslar arasİ tatbikatta, Türk jandarma
heyetinin başkanİ olarak görev yaptİm. Tatbikatta Türk
jandarmasİ, katİlan ülkeler içerisinde haklİ bir
başarİ sağlamİş, tüm gözlemcilerin takdirini
kazanmİştİr. JÖAK’İn jandarmanİn gururu olduğuna
inanİyorum. Soru: J.Gn.
K.lİğİnİn kapasitesi konusunda bir sivil şahİsla görüşerek
niçin fikir beyan etme ihtiyacİ duydunuz? Siz kendinizi çok değerli mi
buluyorsunuz? Değerli yanlarİnİ alt alta sİralayİnİz? Teşkilata bugüne
kadar neler yaptİnİz? Cevap: Yalçİn Tanfer isimli şahİsla benim,
J.Gn.K.lİğİnİn kapasitesi hakkİnda görüş alİşverişinde
bulunmam, benim tabiatİma aykİrİdİr. Bu zafiyeti gösterebilecek bir niteliğe
sahip olmadİğİmİ düşünüyorum. Hakkİnda adli tahkikat
yürütülmekte olan bu şahİsla ilgili tüm gerçekler ortaya
çİktİğİ zaman, bu şahsİn yapmİş olduğu iddialarİn asİlsİz,
mesnetsiz ve hiçbir delile dayanmadİğİ, yürütülen
soruşturmanİn seyrini değiştirmek amacİnİ taşİdİğİnİn da ortaya
çİkacağİna inanİyorum. Kendim gibi her insanİn değerli olduğuna ve insanlarİn
güzel olan her şeye layİk olduğuna inanİyorum. Kendimi geliştirmek, ulusuma ve teşkilatİma
hizmet etmek için çalİştİm. Yapmİş olduğum hizmetlerin
karşİlİğİnda bana tevcih edilen ödüller şahsi dosyamda mevcut olup,
2003 yİlİnda zat-İ âliniz tarafİndan üç kez takdirname, bir kez
eğitim ve öğretimde başarİ şerit rozetine layİk görüldüm.
Denetleme başkanlİğİnca yapİlan 2003 yİlİ denetlemesinde emir komuta
ettiğim karargâhİm ve bir ilce j. k. lİğİ denetlenen birlikler içerisinde ilk
sİralarda yer alma başarİsİnİ gösterdi. Kendi çabam ve gördüğüm kurslarla çok iyi
derecede Fransİzca öğrendim. J. Gn. K. düzeyinde uluslar arasİ
karşİlİklİ ziyaretlerde, tercümanlİk ve protokol şube
müdürlüğü görevlerini ifa ettim. Fransİz dil okulu ve subay
okulunu diğer yabancİ öğrencilere göre üstün başarİ ile bitirdim.
Fransa’da ülkemi ataşe yardİmcİsİ olarak temsil etme şerefine nail
oldum. Albay rütbesinde Celal
Bayar üniversitesinde yüksek lisans yaptİm. Bunun sonucu olarak
‘Türkiye’de adli kolluk nasİl kurulur’ konusunda bilimsel kitap
yazdİm. Bu kitap halen J. Gn. K.lİğİnİn ilgili başkanlİklarİnca
incelenmektedir. Yüzbaşİ
rütbesinde Fransa’da yaptİğİm öğrenimi müteakip Fransİz
jandarmasİnİ en ince detayİna kadar inceledim. Yaptİğİm incelemeler konusunda
jandarma dergisinde yazİlar yazmak suretiyle personel arasİnda bilgi akİşİnİ
sağlamaya çalİştİm. Bunlar arasİnda; uluslar arasİ ilişkiler ve
teşkilatlanma, deniz jandarmasİ, dağ jandarmasİ gibi özellik arz eden konular yer
almaktadİr. J.Gn.K.lİğİ karargahİnda 3.5 saat süreli brifing vermek suretiyle
Fransİz jandarmasİnİn bilinmeyen yönlerini aydİnlatmaya
çalİştİm.FİEP adİ ile bilinen Avrupa jandarmasİ birliğine ait yabancİ
yayİnlarİ tercüme ettim. Komutanlİğİ bilgilendirdim ve Türk
jandarmasİnİn bu birliğe üye olmasİ için ilk girişimleri başlattİm.
J.Gn.K.lİğİnİn katİlİm için ilk niyet mektubunun verilmesine aracİ oldum.
Manisa vali parkİ jandarma sosyal
tesislerinin teşkilatİmİza kazandİrİlmasİnda çabalarİm oldu. Spil
dağİ polis bölgesinde bulunan bu bölgenin jandarma sorumluluk bölgesine
devredilmesini gerçekleştirdim. Ve buraya jandarma geçici asayiş karakolu
açİlmasİnİ sağladİm. Kamu desteği ile Manisa’da erbaş ve erlere
için hizmet binasİnİn faaliyete geçmesini sağladİm. Arzu edilen düzeyde değerlere sahip
olmayabilir ve teşkilatİma gereğince hizmet edememiş olabilirim ancak, iyi niyetle
hizmet etme arzusunu hiç yitirmedim. Soru: Bilgilendirme kapsamİnda icra edilen faaliyetlerin
jandarmanİn görevleriyle ilgili olmadİğİnİ mİ
düşünüyorsunuz? Niçin? Cevap: Yukarİda açİkladİğİm ve fiilen icra ettiğim faaliyetlerin,
kamuyu ve personelimizi bilgilendirme konusuna inandİğİmİn bir göstergesi
olduğunu düşünüyorum. Soru: J.Gn. K. nİn yakİnİ olduğunu iddia eden birinin
taleplerinin yerine getirilmemesi ve bu tür müracaatlarİn sİralİ amirlere ve
J.Gn.K.lİğİna ivedi bildirilmesi konusunda yayİnlanan emre niçin
uymadİnİz? Cevap:
Başlangİçta açİkladİğİm gerekçelerden dolayİ,
yaşadİğİm olayİn belirtilen emir kapsamİnİn ötesinde ayrİ bir
özellik taşİdİğİnİ düşünüyorum. Arz ederim.
01.11.2003 &
nbsp;
&nbs
p; &nb
sp; Erdal Sarİzeybek J. Kd. Albay şanlİurfa il J.
Komutanİ
Hepsini doğal karşİladİm, karşİladİm ama şu
yedinci soru yok mu şu yedinci soru çok ağİr geldi bize.
Hani şu: ‘’ Siz kendinizi çok mu değerli
buluyorsunuz, değerli yanlarİnİzİ alt alta
sİralayİnİz’’, diyen soru. Bilmem ki insan olan insana böyle bir
soru sorulabilir miydi? Ya da bir insana ‘’ sen değerli
misin’’ diye bir soru, soruşturma
kapsamİnda dahi olsa sorulabilir miydi? Değerli
yönlerinizi alt alta sİralayİnİz demek ne demekti? İnanİn şu
beyninden vurulmuşa dönmek ne anlama geliyorsa işte ben öyle oldum
ve vuruldum. Amaç neydi ki bu sorudan, aşağİlamak mİ?
Anlamadİm hala da anlayamadİm niye sordular bu soruyu?
Önce bu sorulara cevap vermek istemedim. Levent
Paşa’ya, bu sorulara cevap vermeyeceğim dedim ama o
her zaman ki kibarlİğİyla’’ Erdal, bu sorulara cevap
vermelisin zira komutan bizzat kendi yazdİrdİ bu sorularİ’’ dedi.
Derin iç geçirdim. Aklİm hala yedinci sorudaydİ. Neyse, dedim.
Akşam başladİm, sabah gün doğarken
cevaplarİmİ yazmİş ve bitirmiştim. Ama şu yedinci
soru var ya şu yedinci soru hala aklİmda. şimdi bile ağİr
geliyor. şimdi bile anlayamİyorum ve hiçbir zaman da anlayamayacağİm
şu yedinci soruyu şener Paşa neden bana sordu? Hâlbuki bizi iyi
tanİr. Ne olup ne olmadİğİmİzİ da iyi bilir. Peki, bu sorular niye?
Bizden istenen ağİr bir suçluluk psikozuna girmemiz midir? Girip de
gizlenmeye çalİşİlan gerçekleri görmezden gelmemizin
istenmesi midir? Bu sizce hedef şaşİrtmak olabilir
mi?
[i] Hakim Yüzbaşİ Mehmet
şimşek tarafİndan el ile yazİlmİş ve Eruygur Paşa tarafİndan
cevaplamamİz istenen dokuz adet
soru. |






Ya Gazi Paşa Duyarsa 

